->
Temel’e, “Benzin fiyatına sürekli zam yapılıyor. Bundan nasıl etkileniyorsun?” diye sormuşlar. O da “Ben hep 50 YTL’lik benzin aldığım için, zamdan hiç etkilenmiyorum” demiş!..
Hükümet benzinin sürekli zamlanmasını yükselen petrol fiyatlarına bağlıyor. Peki bu açıklama dünyanın en pahalı benzinini tüketiyor olmamız için yeterli mi? Medyakronik’ten bir analiz…
Benzin fiyatları son üç yılda yüzde 57 zamlanarak 3,60 YTL’ye, motorin ise yüzde 85 zam görerek 3,21 YTL’ye yükseldi. Bu fiyatlarla, dünyanın en pahalı benzin ve mazotunu tüketiyoruz. Oysa Türkiye, ham petrole en yüksek parayı ödeyen ülkesi değil; dünyanın birçok ülkesiyle aynı fiyattan satın alıyoruz.
…Bir örnek vermek gerekirse; 6 yıl içinde ham petrol fiyatı her seferinde yüzde 10 artış gösterse, tam 14 kez artış yaşandıktan sonra fiyatlar yüzde 280 artmış oluyor. Bu durumda her yüzde 10’luk artış, akaryakıt fiyatını her seferinde yüzde 2,5 artıracağı için bu 14 kerelik artış sonucunda akaryakıt fiyatlarının yüzde 41-42 düzeyinde artması gerekiyor. Böyle bir hesap yapmamız durumunda ise benzinin litre fiyatının 3,60 yerine 2,34 YTL, motorinin litre fiyatının ise 3,21 yerine 1,83 YTL düzeyinde kalması gerekiyor…

Kur farkı da var
… Eğer 2002 ile 2008 arasında Amerikan Doları’nın değeri YTL karşısında yükselmiş olsaydı hükümet üyeleri haklı olarak akaryakıt fiyatındaki artışta aradaki bu kur farkının da etkili olduğunu söyleyeceklerdi. Ama durum bunun tam tersi. 2002 yılında 1 ABD doları 1,55 YTL iken 2008 Ocak ayı sonunda bu rakam 1,23 YTL’ye gerilemiş durumda. Yani doların düşüşünden kaynaklanan avantaj yüzde 20’ye ulaşıyor.
Kaynak: Medyakronik
Konuyla İlişkili Diğer Yazılar

Temmuz 14th, 2008 at 11:04
Tebrikler Türkiyenin gerçek hali işte bu ,bukadar zam zam bu vatandaş nasıl geçinecek diye düşnen yok ,her gün 100 lerce işyeri kapanıyor esnaf kan aglıyor ve bizde bu ülkede yaşamaya çalışıyoruz..
Temmuz 19th, 2008 at 7:35
Türkiyede benzinin çok pahalı olması başka bir hastalığın semptomu aslında. Bordrolu çalışanlar hariç kimse doğru dürüst vergi vermeyince hükümetlerin bulduğu kolay ve insafsız formül herkesten vergi toplamak yerine benzine vergiyi yüksek tutarak gelir elde etmeye çalışmak. bu durumda eğer zaten vergi veren bir vatandaş iseniz bir de bu şekilde vergilendirildiğinizden aşırı vergilendiriliyorsunuz. eğer vergi kaçıran biri iseniz benzin fiyatından şikayet etmeye hiç ama hiç hakkınız olmaz, sizin çaldığınız sizden geri alınıyor (çalmayandan da alınmasına neden oluyorsunuz).
türkiyede vergi reformu yapılmadan benzin fiyatları düşmeyecek. vergi reformsuz benzinden kesilen verginin azaltılması yüksek bütçe açığına ve yeni bir ödemeler dengesi krizine yol açar. bu nedenle direkt benzindeki vergiye karşı kampanya yapmak yerine vergi reformu kampanyası yapmak, zırt pırt çıkan vergi aflarını engellemek gerekiyor.
dürüst bir vergi veren iseniz yüksek benzin vergisi ile “fiş almasam kaça olur abi” diyen vatandaşları, fiş kesmeyi opsiyon sanan esnafı, asgari ücretliden daha az kazanan(!) doktoru, kuyumcuyu, vs…yi besliyorsunuz. herkes adam gibi vergi verse ya da herkesten adam gibi vergi toplansa hem bu tür ek vergilere gerek kalmaz hem de vergi veren vatandaş hırsız vatandaşları beslemek yerine kendi geleceğini yatırım yapabilir.